EVRİMSEL PSİKOLOJİ

Evolutionary Psychology

5 Aralık 2017

Bir hırsızı ihbar ediyoruz!

Bilimsel etik ve emeğe saygı değerleri konusunda hassasiyeti olan herkesten destek bekliyoruz!

Emre Kayırgan isimli şahsiyet bu blogta yer alan tüm içeriği çalarak, http://emrkyrgn.blogspot.com.tr/ adlı sayfaya kopyalamıştır. Telif hukuku açısından yasadışı bir faaliyette bulunmuş, bilişim suçu işlemiştir. 

Buradan ifşa ve ihbar ediyor, tüm hakları saklı olan blogumuzdan çaldığı tüm yazıları ve görselleri yönettiği tüm sayfalardan/hesaplardan derhal kaldırmasını talep ediyoruz!

Emre Kayırgan ve http://emrkyrgn.blogspot.com.tr/ adlı sayfa hakkında yasal işlemlerin başlatılması için yetkili mercilere bildirimde bulunulmuştur. 

İzinsiz online içerik kopyalamanın etik dışı ve yasadışı olduğu bilincinin özümsenmesi dileğiyle...



1 Mart 2017

(Bu makale, ilk olarak ONTO Dergisi 11. Sayıda yayımlanmıştır.)

İnsanın sınırsız çevresel çeşitliliğe sahip bir ortamda yaşamasına ve bu ortamdan sınırlı fakat ihtiyacının da ötesinde faydalanmasına olanak sağlayan, karmaşık ve gelişmiş bir yapıdır insan zihni. Yüzbinlerce yıldan bu yana türümüz, işbirliği, sosyal takas, doğal yaşam alanlarını yeniden biçimlendirme, tarım, kentleşme ve birikimli kültür gibi meseleleri de kapsayan değişik sosyal ve ekolojik problemlerin etkili bir şekilde üstesinden gelmiştir. Besbelli ki bizler, çoğunlukla öngörülemez ve sürekli değişen bir gezegende hayatta kalma ve üreme becerisine sahip zeki organizmalar olarak, çevremizde olan biten şeyleri doğru tespit ve analiz etmekte mahiriz. Öte yandan doğru eylemlerin birikimli sonucuna “başarı” diyen hâkim bakış açısının dışına çıkıp adaptasyonist bir bakışla şu soruyu ortaya atmak kafalarımızı kurcalıyor: Hatalı düşünmek doğru eylemenin önünü açabilir mi? Şöyle sormak da mümkün: Bir şeyi hatalı değerlendirdiği için zihnimize şükredebilir miyiz?

30 Eylül 2016

The University of Texas at Austin’de gerçekleştirilen bir psikoloji araştırması, modern erkeklerin kıvrımlı kalçaya sahip kadınlara yönelik tercihlerini tarih öncesi faktörlere dayandırarak, günümüz güzellik standartlarına yeni bir ışık tutuyor.

Evolution and Human Behavior dergisinde yayınlanan çalışmada araştırmacılar erkeklerin, “bel kıvrımının teorik olarak en uygun açısına”, yani kadın atalarımızın çoklu gebeliklerle daha iyi başa çıkmalarını sağlayan belden kalçaya doğru 45.5 derecelik kıvrıma sahip kadınlara yönelik tercihlerini araştırdılar.

Photo credit: University of Texas at Austin

27 Ağustos 2016

37 farklı kültürdeki heteroseksüel erkek ve kadınları inceleyen çalışmada, kadınların ve erkeklerin cinsel partnerlerinde neler aradığına yönelik tercihlerin, cinsiyetler arasında anlamlı bir şekilde farklılaştığı görüldü. Çalışma, bu farkın evrimsel baskılardan kaynaklandığını savunan evrimsel psikologların teorilerini destekler nitelikte.


University of Texas at Austin’den Daniel Conroy-Beam ve arkadaşları, bir kişinin cinsel partnerlerinde aradığı özelliklere bakarak, o kişinin cinsiyetini yüzde 92 kesinlikle tahmin edebildikleri sonucuna ulaştılar.

Personality and Social Psychology Bulletin’de yayınlanan çalışmalarında araştırma grubu, “Eş tercihlerindeki genel örüntüye dair cinsiyet farklılıklarındaki yeni değerlendirmemiz, hayatımızın bu önemli parçasının kadınlar ve erkekler için belirgin ölçüde farklı olduğunu gösterdi ¬– araştırmacıların bugüne kadar kabul ettiklerinden de fazla.” şeklinde yazdı.

4 Haziran 2016

Utah Üniversitesi’nin iki farklı Afrikalı kabile üzerinde yaptığı bir araştırma, erkeklerin daha üst düzey bir yön bulma kabiliyeti geliştirdiklerini, çünkü daha gelişmiş bir mekansal algı kabiliyetine (objeleri farklı yönlerden algılayabilme yeteneği) sahip erkeklerin daha uzun seyahatlere çıkıp, daha fazla yol katedebildiklerini ve daha fazla eşleşip çocuk sahibi olduklarına yönelik ilk bulguları ortaya çıkardı.

Evolution and Human Behavior dergisi’nde yayınlanan araştırmada antropologlar, Namibya’nın güneybatısında yaşayan Twe ve Tjimba adlı kabilelerden düzinelerce üyeyi, testler yaparak, belli görevler vererek ve yüzyüze görüşerek incelediler. Bu testler ve görüşmeler, mekansal algı görevlerini daha iyi yerine getiren erkeklerin, daha uzun seyahatlerle daha fazla yol katetmekle kalmayıp, aynı zamanda daha fazla eşleşip daha çok çocuk yaptıklarını gösterdi.