Evolutionary Psychology

11.10.2010

Evrimsel Açıdan Çekici Erkek

Evrimsel geçmişleri boyunca değişik adaptif problemlerle karşılaşmalarından ötürü kadınların ve erkeklerin eş tercihleri bazı bakımlardan farklılıklar sergilemektedir. Kadınlar ve erkekler, kısa süreli ve uzun süreli ilişkiler bağlamında da farklı seçim kıstasları gözetmektedirler. Bu makalede kadınların önce uzun süreli eş tercihleri, ardından kısa süreli eş tercihleri ele alınacaktır.


Yeterli kaynaklara sahip uzun süreli bir eş seçimi yapmak, şüphesiz kendine özgü karmaşık bir çabayı gerektirmekte. Evrimsel psikoloji açısından söylersek, günümüz kadınlarının eş olarak kabul edebilecekleri erkekler hakkındaki bilgi ve öngörüsü başarılı kadın atalardan miras kalmıştır (Buss, 1999). Bu miras sayesinde bugünkü kadınlar, kendilerinin ve doğacak çocuklarının ileride sonuçlarından zarar görmeyeceği isabetli eş seçimleri yapabilmektedirler. 



Bir kadın için uzun süreli ilişki yaşayacağı erkekte aradığı en vazgeçilmez özellikler kaynak sağlamayla ilişkili özelliklerdir. Bunlar arasında gelecek vaat eden iyi finansal durum, sosyal statü, yaş, hırs ve çalışkanlık vb. sayılabilir. Bu örüntünün uzak (evrimsel) nedenlerini araştırırken atasal çevre (ancestral environment) göz önüne getirilmeli. Bu manzarada kadınların, fiziksel doğaları nedeniyle bazı hayati ihtiyaçlarını yeterince gideremedikleri bir doğal ortamla karşılaşılacaktır. Bilhassa küçük yaştaki çocukların korunması, sağlıklı şekilde büyümeleri için zaruri olan besinlerin sağlanması gibi sorunların üstesinden gelmek tek başına bir kadın için (avcı-toplayıcı yaşam formu içinde) oldukça zordur. Hurtado ve Hill’in (1992) çalışmaları babadan mahrum kalmanın çocuklardaki olumsuz etkilerini ortaya koymuştur. Buna göre, 1-5 yaşları arasında babaları ölen çocukların gelecekte hayatta kalma ihtimalleri diğerlerinden daha düşüktür (Akt. Pillsworth ve Haselton, 2007). Bu nedenle çeşitli kültürlerde yapılan çalışmalar (örn., Buss ve Schmitt, 1993; Pillsworth, 2008) açıkça göstermiştir ki, kadınlar ekonomik kaynakları bol olan ve bu kaynakları kendilerine ve çocuklarına aktarmaya niyetli olan erkekleri tercih etmektedirler. Kadınların bu tutumuna uygun olarak erkekler de, uzun süreli bir eş ararlarken kaynak potansiyelini sergileme taktiğinin en etkili taktik olduğunu düşünmektedirler (Schmitt ve Buss, 1996).

Ekonomik esenlikle doğrudan bağlantılı olan sosyal statü ve yaş da uzun süreli eşleşmelerde kadınların dikkat ettiği unsurlardır. Hiyerarşinin önemli olduğu sosyal yaşam biçimlerinde yüksek sosyal statü birçok avantajı beraberinde getirmektedir. Amerikan kadınları eşleşmelerde eğitim düzeyine ve mesleki dereceye büyük önem vermektedir (Buss ve Schmitt, 1993). İnternetteki çöpçatanlık sitelerini inceleyen bir araştırmada da, Müslüman kadınların erkeklerde en çok aradığı özellikler içinde dini inancın birinci, sosyal becerilerin ikinci, eğitim düzeyininse üçüncü sırayı aldığı gözlenmiştir (Badahdah ve Tieman, 2005). Bu araştırma, örnekleminin Müslüman kadınlardan oluşması dolayısıyla önem taşımaktadır; çünkü eş seçimi konusundaki çalışmalar daha çok Batılı ve Hristiyan örneklemlere dayanmaktadır. Müslüman kadınların da eş seçiminde, erkeklerde statünün, dolayısıyla ekonomik esenliğin güçlü belirleyicilerinden olan sosyal beceri ve yüksek eğitim düzeyi özelliklerini araması, kadınların eş tercihlerinin dini ve ahlaki değerlerden bağımsız olduğunu göstermektedir.


Genç bir erkek, çoğunlukla gerek sosyal statü, gerekse ekonomik açıdan henüz arzulanır vaziyette değildir, dolayısıyla kadınlar kendilerinden yaş bakımından daha büyük erkekleri tercih etmektedirler. Yaş tercihleriyle ilgili gerçekleştirilen bir çalışmada, 20 yaşındaki kadınlar evlenecekleri erkeklerin kendilerinden en az 2–3 yaş (ortalama değer) civarı daha büyük olması gerektiğini belirtmişlerdir. Ancak bu sonuç kadınların yaşlılık kriterinin sonsuz toleranslı olduğu manasına gelmemektedir. Nitekim bu çalışmada yine 20 yaş grubundaki kadınlar kendilerinden en çok 7–8 yaş büyük erkeklerle evlenmeyi kabul edeceklerini söylemişlerdir (Buunk, Dijkstra, Kenrick, ve Warntjes, 2001).

Bir erkek her ne kadar bol ekonomik kaynaklara, yüksek sosyal statüye sahip olsa da, kadınlar söz konusu erkeğin bu durumunu gelecekte de devam ettireceğinin ve kaynaklarını paylaşacağının güvencelerini aramaktadırlar. Bu amaçla erkeklerin uzun vadede yeterli kaynaklara sahip olacağının güvencesi olarak hırs, çalışkanlık; bu kaynakları paylaşmaya istekli olacağının güvencesi olarak da güvenirlik, duygusal tutarlılık, aşk ve bağlılık gibi öğelerin varlığını uzun süreli eş seçiminde göz önünde bulundurmaktadırlar.

Bu konuda çarpıcı bulgular sunan La Cerra'nın (1994) çalışmasında kadınlar, aynı erkeğin farklı bağlamlarda çekilmiş fotoğraflardaki çekiciliğini değerlendirmişlerdir. Bir bebekle yakından ilgilenmelerinin tasvir edildiği fotoğraflarda erkekler, bebekle alakasız göründükleri fotoğraflara göre daha çekici algılanmışlardır. Yavruya/bebeğe ilgi ve yatırım isteği sergilemenin erkeklerin çekiciliğini hatırı sayılır düzeyde arttırdığı bu deneyde net olarak gösterilmiştir.

Kadınlar kısa süreli bir birlikteliğin peşinde oldukları zaman, eş seçimine farklı bir pencereden bakma eğilimindedirler; zira kısa süreli bir eşleşme yalnızca cinsel ilişkiyi kapsar. Evrimsel süreçte doğal seçilim, bir kadının bu şekildeki ilişkilerden zarardan çok fayda sağlamasını mümkün kılan davranışları seçmiştir. Gündelik birliktelikler sonucu bir kadının hamile kalma riskinin bir hayli yüksek olduğu düşünüldüğünde, bu maksatla tercih edilen erkeklerde aranan tek kriterin ne olduğunu tahmin etmek zor değildir: Sağlıklı genler.

Potansiyel eşin fiziksel özellikleri, kadınların uzun süreli eş tercihlerinde de önemini korusa da daha çok kısa süreli eş tercihlerinde ön plana çıkmaktadır. Kadınlar tek gecelik ilişkilerde fiziksel çekicilikle ilgili özellikler konusunda daha seçici davranmaktadırlar (Gaulin ve McBurney, 2001). Bir erkeğin cüssesi, kuvveti, atletik yeteneği tehlikelerden korunma probleminin çözümüne dair sinyalleri işaret eder. Bu özellikler aynı zamanda sağlıklı genlerin de emaresidir.

Kadınlar kısa boylu erkekleri ne kısa ne de uzun süreli birliktelikler için arzulanır bulmamaktadırlar. Buna karşılık uzun boylu, atletik, adaleli erkekler daha arzulanır olarak değerlendirilmektedir (Buss ve Schmitt, 1993).

Erkeğin ses yapısı, kısa süreli ilişkiler için bir başka çekicilik ölçütüdür. Menstrüel döngüde doğurgan evrede bulunan kadınlar, kısa süreli eşleşmeler söz konusu olduğunda düşük perdeli sese sahip olan erkekleri tercih etmektedirler (Puts, 2005).

Omuz-kalça oranı kadınların dikkate aldığı diğer bir fiziksel özelliktir. Yüksek omuz-kalça oranına sahip erkekler düşük omuz-kalça oranına sahip hemcinslerine nazaran, daha erken yaşlarda cinsel deneyim yaşamakta, daha çok partner bulmakta ve daha çok evlilik dışı ilişkiye girmektedirler (Hughes ve Gallup, 2003).

Bütün fiziksel çekiciliğin değerlendirilmesinde yüz çekiciliği beden çekiciliğinden daha önemlidir (Currie ve Little, 2009). Bu nedenle kısa süreli ilişkilerde olduğu gibi uzun süreli ilişkilerde de çekici yüz erkeğin cazibesini arttırmaktadır. Yüzün simetrik (Buss, 1999) ve erkeksi (Penton-Voak, Jacobson, ve Trivers, 2004) olması kadınların cinsel çekicilik değerlendirmelerinde olumlu etki yapmaktadır; çünkü simetrik ve erkeksi bir yüz sağlıklı genlerin varlığına dair sağlam bir ipucudur. Buna ek olarak kadınlar, kirli sakaldan biraz daha uzun sakala sahip erkekleri, diğer sakal uzunluklarına göre daha çekici algılamaktadırlar (Dixson ve Brooks, 2013).

Son olarak, kadınların eş tercihlerinin menstrüel (regl) döngünün farklı evrelerinde değişiklik gösterebildiğini de vurgulamak gerekiyor. Pek çok araştırma, doğurgan evredeki kadınların daha erkeksi vücutları, yüzleri, sesleri ve simetrik yüzleri daha çekici bulduklarını göstermiştir (Bkz. Millar, 2013). Bu örüntünün altında, cinsel birliktelik durumunda hamile kalma riskinin daha yüksek olduğu evrede kadınların sağlıklı genler konusundaki kriterlerini daha yükseğe çekmesinin adaptif sonuçları yatmaktadır. Yani olası bir yavruya erkekten geçecek genler konusundaki seçicilik güçlenmekte, böylece yavrunun hayatta kalma ve üreme başarısına yatırım yapılmaktadır. 

Kaynaklar

– Buss, D. M. (1999). Evolutionary psychology: The new science of the mind. Boston: Allyn and Bacon.

– Pillsworth, E. G. & Haselton, M. G. (15 Şubat 2007). Women's sexual strategies: The evolution of long-term bonds and extrapair sex. 26 Mart 2010, http://www.sscnet.ucla.edu/comm/haselton/webdocs/pillsworth_haseltonARSR.pdf

– Pillsworth, E. G. (2008). Mate preferences among the Shuar of Ecuador: Trait rankings and peer evaluations. Evolution and Human Behavior, 29, 256-267.

– Buss, D. M. & Schmitt, D. P. (1993). Sexual strategies theory: An evolutionary perspective on human mating. Psychological Review, 100 (2), 204-232.

Schmitt, D. P. & Buss, D. M. (1996). Mate attraction and competitor derogation: Context effects on perceived effectiveness. Journal of Personality and Social Psychology, 70, 1185-1204.

– Badahdah, A. M. & Tiemann, K. A. (2005). Mate selection criteria among Muslims living in America. Evolution and Human Behavior, 26, 432-440.

– Buunk, B. P., Dijkstra, P., Kenrick, D. T., & Warntjes, A. (2001). Age preferences for mates as related to gender, own age, and involvement level. Evolution and Human Behavior, 22, 241-250.


- Dixson, B.J. & Brooks, R.C. (2013). The role of facial hair in women's perceptions of men's attractiveness, health, masculinity and parenting abilities. Evolution and Human Behavior, 34, 236-241.

– Gaulin, S. J. C. & McBurney, D. H. (2001). Psychology: An evolutionary approach. NJ: Prentice Hall.

– Puts, D. A. (2005). Mating context and menstrual phase affect women’s preferences for male voice pitch. Evolution and Human Behavior, 26, 388-397.

– Hughes, S. M., & Gallup, G. G. (2003). Sex differences in morphological predictors of sexual behavior: Shoulder to hip and waist to hip ratios. Evolution and Human Behavior, 24, 173-178.

– Currie, T. E., & Little, A. C. (2009). The relative importance of the face and body in judgments of human physical attractiveness. Evolution and Human Behavior, 30, 409-416.


- La Cerra, M. M. (1994). Evolved mate preferences in women: Psychological adaptations for assessing a man’s willingness to invest in offspring. Unpublished doctoral dissertation, Department of Psychology, University of California, Santa Barbara.

- Millar, M. (2013). 
Menstrual Cycle Changes in Mate Preferences for Cues Associated with Genetic Quality: The Moderating Role of Mate Value. Evolutionary Psychology, 11 (1), 18-35.

– Penton-Voak, I. S., Jacobson, A., & Trivers, R. (2004). Populational differences in attractiveness judgements of male and female faces: Comparing British and Jamaican samples. Evolution and Human Behavior, 25, 355-370.

5 yorum:

  1. Biraz taraflı,ve yine toplumsal cinsiyet pespektifi eksikli bir yazı. Akademik kaynakların kullanılması olumlu, fakat literatürde kabul görmeyecek kaynaklardır. Örneğin tez olarak bir amerikan üniversitesinde bu alanda 2000 li yıllarda yürütülen bir çalışmanın jüride onaylanması mümkün gözükmemektedir.

    YanıtlaSil
  2. bırakalım evrimsel psikoloji alanını, psikanaliz literatüründe dahi kadın ve erkek davranışının egemen okuma biçimlerimizden farklı biçimlerde de okunabileceği veya farklı davranış modellerine rastlanılabileceği 90'lı yıllardan itibaren tartışılır hale gelmiştir. Göz atmanızı öneririm. Makaleler sağduyuya hitab ediyor, bunu es geçmemeli. Ama bu tutumların son yıllarda farklı yaşam alışkanlıkları gelişmesiyle oldukça geniş bir kadın ve erkek kitlesince değiştiği de gözlemlenebilir. Bu davranış biçimlerini evrimsel sebeplere bağlanması yüz yılımzın bilim camiası tarafından kabul gören bir tutum değildir.

    YanıtlaSil
  3. Kullandığım kaynakların bilimselliği konusundaki eleştiriler kesinlikle kabul edilemez. Tamamı hakemli dergilerde yayınlanmış makalelerdir. Ayrıca evrimsel psikoloji alanında kabul edilmiş sayısız yüksek lisans ve doktora tezi vardır. Bugün ABD'den tutun Hollanda'ya, Japonya'ya, Norveç'e kadar onlarca psikoloji ve antropoloji bölümünde evrimsel psikoloji çalışmaları yürüten profesörler vardır. Buna rağmen evrimsel psikoloji elbette eleştirilmesi gereken ve zaten yeterince eleştirilen bir paradigmadır (diğer bilimsel paradigmalar gibi). Burada yazdığım makalelere toplumsal cinsiyet olgusu gibi geçerli görüşlerle katkıda bulunulması son derece sevindiricidir, ancak kaynakların bilimselliğini tartışacak olan merci sanıyorum bizler değil, dergi hakemleridir.

    YanıtlaSil
  4. İşte size evrimsel psikoloji alanında yüzlerce çalışma yürütmüş bir Amerikan üniversitesi örneği:

    http://homepage.psy.utexas.edu/homepage/group/busslab/

    Bu sadece bir tanesi. Lütfen önce birazcık araştırın, sonra yorum yapın.

    YanıtlaSil
  5. Psikoloji açısından yapılan çalışmaları güzel olmuş.Bilgiler için teşekkür ederiz.

    YanıtlaSil