Evolutionary Psychology

30.09.2016

“Güzellik bütünüyle keyfi değil”: Erkeklerin bazı beden tiplerini özellikle tercih ediyor olmasının evrimsel kökenleri var!

The University of Texas at Austin’de gerçekleştirilen bir psikoloji araştırması, modern erkeklerin kıvrımlı kalçaya sahip kadınlara yönelik tercihlerini tarih öncesi faktörlere dayandırarak, günümüz güzellik standartlarına yeni bir ışık tutuyor.

Evolution and Human Behavior dergisinde yayınlanan çalışmada araştırmacılar erkeklerin, “bel kıvrımının teorik olarak en uygun açısına”, yani kadın atalarımızın çoklu gebeliklerle daha iyi başa çıkmalarını sağlayan belden kalçaya doğru 45.5 derecelik kıvrıma sahip kadınlara yönelik tercihlerini araştırdılar.

Photo credit: University of Texas at Austin

Çalışmanın ortak yazarı ve UT Austin’de bir psikoloji profesörü olan David Buss, “Bu araştırmayı etkileyici yapan şu ki, insan morfolojisinin –bu araştırmada bel kıvrımı– cinsiyete özgü farklılaşması ile çekiciliğin evrilmiş bir standardı arasındaki yakın uyuma ilişkin bir başka bilimsel örneği sunması” şeklinde konuştu. “Böylece bu bulgu, güzelliğin, ana akım sosyal bilimin inandığının aksine ‘bakanın gözünde’ veya keyfi değil, tutarlı ve adaptif bir mantığa sahip olduğu yönündeki çoğalan kanıtlara bir yenisini daha ekliyor.”

UT Austin mezunu ve Bilkent Üniversitesi psikologu olan David Lewis tarafından yürütülen bu araştırma iki çalışmadan oluşuyor. Bu çalışmalardan ilki, kadınların belindeki mevcut kıvrımı etkileyebilen ve omurganın temel unsuru olan “omur sıkışması”nı (vertebral wedging) inceliyor.

Yaklaşık 100 erkek, bel kıvrımı açıları doğal çeşitlilik sınırlarında değişimlenmiş birkaç beden resminin çekicilik düzeylerini puanladılar. Beklendiği üzere erkekler, 45 derecelik bel kıvrımına sahip kadın resimlerini en çekici olarak değerlendirdiler.

Lewis, “Bu omurilik yapısı, hamile kadınların ağırlıklarını kalça üzerinde dengelemelerini sağlıyor olabilir,” diyor ve ekliyor: “Bu kadınlar hamilelik sırasında daha verimli bir şekilde toplayıcılık yapabilirdi ve omurilik hasarı yaşama ihtimalleri daha düşük olurdu. Diğer yandan, bu tip kadınları tercih eden erkekler de fetüsün ve yavrunun ihtiyaçlarını daha iyi karşılayabilen, ayrıca çoğul gebelikleri sorunsuz atlatabilen eşlere sahip olurdu.”

İkinci çalışma ise erkeklerin bu açıyı seçme sebebinin, daha büyük kalçaları yansıtması mı, yoksa özellikle omurgadaki açıyı işaret etmesi mi olduğunu bulmayı amaçlıyordu.

Bu çalışmada yaklaşık 200 erkeğe farklı kalça büyüklükleri ve omur sıkışmalarına sahip olan, fakat her koşulda 45.5 derecelik kıvrımı koruyan kadın resimleri sunuldu. Erkekler her seferinde kalça boyutunu önemsemeksizin, omurga eğimi istenen düzeye en yakın olan kadınları tercih ettiler.

UT Arlington’da ziyaretçi araştırmacı ve makalenin yazarlarından Eric Russell’a göre, “Bu bize, erkeklerin kalça kitlesi üzerinde belirli bel kıvrımı açılarına sahip kadınları tercih ettiklerini kesin olarak göstermemize imkan tanıyor.”

Söz konusu yapı ve erkeklerin buna yönelik tercihi binlerce yılda evrildi ve haliyle bir gecede ortadan kalkmayacaklar.

Lewis’e göre, “Güzellik standartlarımız da dahil olmak üzere, evrimsel baskılar ve modern insanların psikolojisi arasındaki bu sıkı uyum, evrimsel bir yaklaşımın bilgi ufkumuzu genişletmek konusunda yalnızca doğa bilimleri için değil, sosyal bilimler için de ne denli işlevsel olduğunu bize gösteriyor.”


Çeviren: 
Çağlar Solak & M. Umut Canoluk (m.u.canoluk@gmail.com)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder